Cumartesi , Aralık 15 2018

Çocuklukta Görülen Psikolojik Bozukluklar Nelerdir?

Örnek Bir Klinik Vaka

“Emir. Emir. Emir!”
Öğretmeninin sesi ve sınıf arkadaşlarının kahkahaları Emir’i daldığı düşüncelerden uyandırmıştı. Yanında oturan kızın kitabına bakarak, sınıfın ondan sayfalarca ileride olduğunu fark etti. Atatürk İlkeleri ile ilgili bir soruyu yanıtlaması gerekiyordu ama düşüncelerinde kaybolmuştu. O akşam, babasıyla gidecekleri futbol maçında nerde oturacaklarını merak ediyordu. 12 yaşındaki uzun boylu Emir, yedinci sınıfa yeni başlamıştı. Tarih öğretmeni derse geç kalması ve derse ilgi göstermemesi ile ilgili daha önce onu uyarmıştı. Ancak o, bir dertsen diğerine içecek almadan ya da sınıf arkadaşları arasındaki tartışmaları seyretmeden gidemiyor gibiydi. Sınıfta, öğretmeni ona seslendiğinde nadiren soruyu cevaplamak için hazırlıklı oluyordu ve ödevinin ne olduğunu yazmayı genellikle unutuyordu. Şimdiden arkadaşları arasında “boş kafalı” olarak tanınıyordu.

Tavsiye Bağlantı: Psikoloji Gazetesi

Emir, zil çalınca biraz da olsa rahatladı ancak bu, uzun sürmedi. Beden eğitimi için sahaya geldiğinde rahatlamanın yerini endişe aldı. Hızlı ve güçlü olmasına karşın, futbol maçlarında oynamak için her zaman seçilen son kişiydi. Oyuna başlayacak onun takımı olmasına rağmen o etrafındaki başka şeylerle meşguldü.

Eve gittiğinde babası, maça gidebilmek için ödevini bitirmesi gerektiğini söyledi. Sadece bir sayfalık matematik ödevi vardı ve problemleri çabucak bitirme konusunda kararlıydı. Babası otuz dakika sonra duştan çıktığında Emir’i odasında Legolarından bina yaparken buldu. Matematik ödevinin ise sadece yarısını yapmıştı. Babası çok öfkelenmişti ve maça onsuz gitti.

Gece yattığında, kızgın olduğundan ve hayal kırıklığı yaşadığından uyuyamadı. Emir böyle durumlarda, sık sık ona saatler gibi gelen uzun bir süre boyunca yatağında yatar, o gün yaşadığı hayal kırıklıklarını gözden geçirir ve başarısızlıkları için kendisine kızardı. O gece, arkadaşlarının olmaması, öğretmeninin ona kızmasını, anne babasının dikkat etmesi ve “kendini toparlaması” için yaptıkları uyarıları uzun uzun düşündü. Her şeyi daha iyi yapmak için her gün kararlar alsa da bu konuda umutsuzdu ve genellikle Emir, kendini intiharı düşünürken buluyordu. O gece, yoldan geçen bir arabanın önüne kendini attığını tekrar düşündü. Emir, hiçbir zaman intihar düşüncelerini gerçekleştirmeye çalışmasa da sık sık, ebeveynlerinin üzüntüsünü ve pişmanlığını, sınıf arkadaşlarının ona karşı olan öfkesini ve öğretmenlerinin endişelerini zihninde tekrar tekrar canlandırırdı.

Çocukluk döneminde yaşanan psikolojik bozukluklarla ilgili kuramların (bunlar davranışsal, bilişsel ya da nörobiyolojik kuramlar olabilir) pek çoğu, çocukluk dönemi deneyimlerinin ve gelişiminin yetişkinlik dönemindeki ruh sağlığımız açısından son derece önemli olduğunu dile getirir. Bununla birlikte pek çok kuram, çocukların, değişme yetişkinlere göre daha açık olduğunu , bu yüzdenden de tedaviye daha açık olduklarını kabul ederler.

Farklı psikolojik bozukluk tanısı almış ve bu bozukluklar nedeniyle tedavi gören çocuk sayısı son yıllarda gittikçe artmaktadır. Aynı şekilde çocuklara verilen ilaç sayısındaki artış da son derece dikkat çekicidir. Mesela Amerika’da çocuklara verilen antipsikotik ilaçlar 1993 ve 2002 yılları arasında beş kat artmış ve aynı şekilde reçete edilen ilaç sayısının bir milyondan fazla olduğu belirtilmektedir.

Bu yazıda, çocukluk ve ergenlik döneminde ortaya çıkan birçok bozukluktan kısaca bahsedeceğiz. Söz konusu bozuklukların ayrıntılarını ise başka yazılarda sizinle paylaşmayı planlıyoruz.

Çocukluk Dönemi Bozukluklarının Sınıflandırılması ve Tanısı

Çocukluk dönemi psikolojik bozukluklarıyla çalışan klinisyenler, çocuklardaki bir bozukluğun tanısını koymadan önce, belirli bir yaşın getirdiği genel özellikleri dikkate almak durumundadırlar. Mesela bir klinisyen, istediği gerçekleşmediğinde yere yatan ve yeri tekmeleyen iki yaşındaki bir çocukla yedi yaşındaki bir çocuk hakkında aynı düşüncelere sahip olamaz.

Gelişim psikopatolojisi alanı, belirli bir dönemde uygun olarak görülen ancak başka bir dönemde uygun olarak görülmeyen (rahatsız edici ya da düzeni bozucu) davranışların tanımlanmasını sağlayarak çocukluk dönemi bozukluklarına yaşam boyu gelişim bağlamında odaklanmaktadır.

Bu yazıda ve genel olarak bu blogda, psikolojik bozukluklar ele alınırken ağırlıklı olarak, bir psikiyatrik tanılama sistemi olan DSM-V kullanılacaktır.

DSM-V açısından bakıldığında, ayrılık kaygısı gibi bazı çocukluk dönemi bozuklukları çocuklara özgüdür. Dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu gibi bazı bozukluklar ağırlıklı olarak çocukluk dönemi bozuklukları olarak kavramsallaştırılmıştır. Bu bozukluklar yetişkinliğe kadar sürebilmektedir. Ancak depresyon gibi diğer bozukluklar, çocukluk döneminde başlayabilmekte ve yetişkinlikte de yaygın olarak görülebilmektedir. Yeme bozuklukları ise genellikle ergenlikte başlamaktadır.

DSM-V’te yer alan çocukluk dönemi bozuklukları şunlardır:

• Zihinsel Yeti Eksikliği
• Özgül Öğrenme Bozukluğu
Otizm Spektrum Bozukluğu
• İletişim Bozuklukları
• Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu
• Beslenme ve Yeme Bozuklukları ( Anoreksiya, Bulimiya ve Aşırı Yeme Bozukluğunu içermektedir)
• Yıkıcı-Dürtü Kontrolü ve Davranım Bozuklukları (Davranım Bozukluğu, Karşı Gelme Bozukluğu ve Diğer Bozuklukları içermektedir)
• Kaygı Bozuklukları (Çocukluk Dönemi Kaygı Bozukluklarının yanı sıra Yetişkin Bozukluklarını da içermektedir.)

Yaygın olarak görülen çocukluk dönemi bozuklukları genellikle dışsallaştırma ve içselleştirme bozuklukları olarak iki ana kümeye ayrılmaktadır.

Dışsallaştırma bozuklukları, saldırganlık, karşı gelme, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik gibi daha dışarıya yönelik davranışlarla tanımlanmıştır. Bu kategoride, dikkat eksikliği/hiperaktivite bozukluğu, davranım bozukluğu ve karşı gelme bozukluğu yer alır.

İçselleştirme bozuklukları, depresyon, sosyal geri çekilme ve kaygı gibi daha içe yönelimli deneyimlerle ve davranışlarla tanımlanmıştır. Bu grup çocukluk dönemi duygudurum ve kaygı bozukluklarını içermektedir.

Bu yazının başındaki örnekte yer alan Emre gibi bazı çocuklar ve ergenler, iki kümeye ait belirtileri de gösterebilmektedirler.

Dışsallaştırma ve içselleştirme bozukluklarının içerdiği davranışlar, pek çok ülkede görülebilmektedir.

Farklı kültürlere bakıldığında, dışsallaştırma davranışlarının en azından ergenlik döneminde erkeklerde, içselleştirme davranışlarının ise kızlarda daha sık görüldüğü bulunmuştur. Bu farklılığın oluşmasında kültürel yapını etkili olduğu kabul edilmektedir. Bu yüzden, bir çocuğun psikolojik durumunu değerlendirirken, içinde bulunduğu kültürü hesaba katmamız gerekmektedir.

Çocukluk dönemi psikolojik bozukluklarının oluşumunda genetik, nörobiyolojik ve psikolojik etkenler birlikte rol oynamaktadır.

Okuyun!

Çocuklarda Özgüven Geliştirme Yolları Nelerdir?

Genel anlamda özgüven bireyin kendi yeteneklerini, duygularını tanıması, kendini sevmesi ve kendine güvenmesi olarak tanımlanır. Ancak …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir