Cumartesi , Aralık 15 2018
Ana Sayfa / Genel / Çocuklarda Özgüven Geliştirme Yolları Nelerdir?

Çocuklarda Özgüven Geliştirme Yolları Nelerdir?

Genel anlamda özgüven bireyin kendi yeteneklerini, duygularını tanıması, kendini sevmesi ve kendine güvenmesi olarak tanımlanır. Ancak Lindenfield, iç özgüven ve dıs özgüven olmak üzere iki degisik özgüven oldugunu söyler. ç özgüven, kendimizden memnun ve kendimizle barısık oldugumuza dair inancımız ve bu konuda hissettiklerimiz; dıs özgüven ise, dısarıya kendimizden emin oldugumuz seklinde verdigimiz görüntü ve davranıslardır. ç özgüveni ve dıs özgüveni saglam olan kisiler, asagıdaki tabloda gösterilen özellikleri gelistirmislerdir.

İç özgüven Belirtileri Nelerdir?

  • Kendini sevme
  • Kendini tanıma
  • Kendine açık hedefler koyma
  • Pozitif düşünme

Dıs Özgüven Belirtileri Nelerdir?

  • İletisim becerileri
  • Kendini iyi ifade edebilme
  • Kendini ortaya koyabilme
  • Duygularını kontrol edebilme

Özgüven psikolojik olarak var olabilmenin esasını olusturur. Benlik bilinci insanı hayvanlardan ayıran en önemli özelliklerden biridir: Diger bir deyisle, kisi kim oldugunu tanımlama ve söz konusu kimligi begenip begenmedigine karar verme yetenegine sahiptir. Özgüven sorunu, insanın bu yargılama yetenegini kapsar.

Tavsiye Bağlantı: Psikoloji Gazetesi

Çocukta özgüven dogumla gelismeye baslar, erken yaslarda da kesinlik kazanır ve 9-10 yasına kadar gelismeye devam eder. Özgüven hayat boyu gelismeyle devam eden bir olgudur. Çocuklar ergenlikle beraber özgüvenlerini degerlendirmeye ve sekillendirmeye baslar. lk yıllarda ailenin çocuga verdigi mesajlar dogrultusunda gelisen özgüven, çocugun okula baslamasıyla ailenin yanı sıra ögretmen ve arkadasları gibi diger kaynaklardan beslenir.

Özgüven, kisiden kisiye farklılık gösteren karmasık bir süreçtir. Bazılarında iç özgüven daha çok gelisirken, bazılarında dıs özgüven fazla gelisir. Örnegin, çocugun çaba ve basarıları taktir edilirken fiziksel görünümü sürekli
elestirilirse, özgüvenin bir yönü gelisir, bir yönü gelişmez.

Degisik yas ve gruplarda binlerce kisi üzerinde yapılan yüzlerce arastırma ile özgüveni olusturan nedenler, özgüvene en fazla kimlerin sahip oldugu, bunun ne kadar önemli oldugu ve nasıl arttırılabilecegi gibi konulara açıklık getirilmeye çalısıldı. Küçük yastaki çocuklar üzerinde yapılan arastırmalar, yasamın ilk üç veya dört yılında ebeveynlerin çocuk yetistirme seklinin bu ilk yıllarında çocugun sahip oldugu özgüveni belirledigini göstermistir. Daha büyük yastaki çocuklar, ergenler ve yetiskinler üzerinde yürütülen çalısmalar, ise bu konuda kesin bir yargıya varmanın güç oldugunu ortaya koymustur.

Çocuk, yasamındaki önemli yetiskinlerle arasındaki iliskinin etkilerini içinde tasıyarak sınıfa girer. En önemli iliski anne babasıyla olan iliskisidir (yasamsal bir önem tasır). Çocuk büyükannesi, büyük babası (özellikle de aynı çatı altında yasıyorlarsa), teyzeleri, halaları, amcaları, dayıları ve çocuk bakıcılarıyla yasadıgı deneyimlerden de etkilenecek, özgüvenini bu iliskilerin aynasında gelistirecektir. Okula gelene kadar kendine bir benlik saptamıs olacaktır. Bu benlik ögretmenleri ve akranlarıyla yasayacagı deneyimlerden de etkilenecektir.

Okula ögrenme zorlugu yasayan çocuklardan birçogunun özgüven sorunu oldugu artık biliniyor ve çocugun egitimsel gelismesini saglayabilmek için öncelikle özgüvenin gelistirilmesi büyük önem tasıyor. Ögretmen çocugun özgüvenini artırmak için pek çok sey yapabilir. Ancak çocugun en fazla ihtiyaç duydugu sey anne babası tarafından sevilmek, benimsenmek ve onları etkilemek oldugu için, anne babasının ilgisi sarttır. Öte yandan okula giden çocugun özgüveni zayıfsa, ebeveynin (gerçek anne babası, koruyucu ailesi veya kendisini evlat edinmis olanlar) özgüveninin de zayıf olma olasılıgı yüksektir. Özgüven düzeyi yüksek olan anne, baba ve ögretmen çocugun özgüvenini artırır ama ne yazık ki bazen bunun tersi de söz konusudur. Çocugun anne babası ve yasamındaki diger önemli yetiskinler farkında olsalar da olmasalar da bu süreç yasanır.

Özgüvenin iki merkezi boyutu vardır: ‘sevilebilir olma duygusu’, ‘yeterli olma duygusu’. Okula giden çocugunuz, utangaç, çekingen, asırı sessiz, dikkat çekmemeye çalısan biri mi; yoksa insana yapısan, saldırgan ve zorba bir çocuk mu? Bu göstergelerin tümü, çocugun sevilebilir oldugundan kusku duydugunu göstermektedir. Çocugunuz yeni bir mücadeleye girmekten ürküyor ve buna karsı mı koyuyor? Basarısız olmaktan mı korkuyor? Hata yaptıgı zaman hemen keyfi mi kaçıyor? Bu göstergeler çocugun yeterliliginden kusku duydugunun ifadesidir.

Okula giden çocuklarda özgüvenin zayıf oldugunu gösteren isaretler

Aşırı kontrol Göstergeleri

  • Utangaç ve içine kapanık
  • Olagan dışı sessiz
  • Yeni aktivitelere girmekte isteksiz
  • Annesine, babasına veya her ikisine yapısan
  • Baska çocuklarla kaynaşmakta sıkıntı çeken
  • Yeni durumlarla karşılaştığında ürkek ve çekingen davranan
  • Davranışlarının olumlu bir biçimde düzeltilmesinden bile hemen incinen
  • Davranışlarının olumsuz bir biçimde düzeltilmesinden aşırı rahatsız olan
  • Kendini aşagı görme alışkanlığı edinmiş
  • Hayale dalma eğiliminde
  • Yanlış yapmaktan ve başarısızlıktan ödü kopan
  • Daima insanları memnun etme çabası içinde olan
  • Karın ağrısından ve bulantıdan şikayetçi

Kontrolsüzlük Göstergeleri

  • Saldırgan
  • Düzenli aralıklarla sinir krizi geçiren
  • Zorba
  • Düzenli olarak okuldan kaçan
  • Kendisinden bir şey istendiği zaman işbirliği yapmayan
  • Sık sık güven tazelemek ve yardım almak isteyen
  • Sürekli sevilip sevilmediğini, istenip istenmediğini soran
  • Anne babasının hoş görmeyeceğini bile bile derslerini ihmal eden
  • Kendi hataları için başkalarını suçlayan
  • Kendisine ve başkalarına ait eşyaları hor kullanan
  • Evdeki ve okuldaki görevlerini yerine getirirken dikkatsiz ve özensiz davranan

Özgüveni gelişmiş çocuk, elde ettiği başarıları karşılığında övülmeyi ister ve övülmekten hoşlanır. Başkalarının kendisiyle ilgilenmesini ister. Özgüveni gelişmemiş biri çok az başarıya imza attığı için yeterince övgü almamıştır. Bu nedenle elde ettiği başarılardan sonra gelen övgüleri geri çevirebilir. Yani övülmeyi sevmez ve başkasının ilgisini çekmekten hoşnut olmaz.

Özgüvenli kisi yeteneklerinin farkındadır. Neyi yapabileceğini, neyi yapamayacağını bilir. Yani güçlü ve zayıf yanlarını tanır. Yeteneklerini çok iyi kullanır. Girişken olduğu için yeni şeyler denemekten çekinmez. Özgüveni gelişmemiş kisi kendini yeterince tanımadığı için yeteneklerinin farkında değildir. Neyi başarabileceğini bilmez. Onun bildiği tek şey, hiçbir şey yapamayacağıdır. Kendinde gurur kaynağı olabilecek bir yan bulamaz. İçe kapanık ve depresyona daha yatkındır.

Özgüveni sağlam kisi, başkalarını kıskanmaz ve onların yaşamlarını olumsuz etkileyecek davranışlardan kaçınır. Hatta başkalarının mutlu olması için gayret eder; ancak özgüveni gelişmemiş kisi başkasını kıskanır. Kendi mutluluğu için çalışmaz; çünkü isin basında mutsuzluğu kabullenmiş ve değişmeyeceğine kendisini şartlandırmıştır.

Özgüven Gelişiminde Anne Babanın Etkisi Nedir?

Çocukların kendilerini güvenle ifade edebilmeyi öğrenmeleri için toplumda yerleşmiş bir kanı olan “Uslu çocuk iyi çocuktur.” algısını değiştirmek gerekir. Özgüven eğitimi konusunda anne babanın görevleri su şekilde sıralanabilir:

  • Çocukların kendilerini ifade etmelerine yardımcı olmak, onları yüreklendirmek
  • Kendilerini önemsemek
  • Gerektiginde şikayet edebilmek
  • Değismeye hakları olduğunu bilmek
  • Çocuklarına örnek olmak
  • Çocuga ihtiyacı olan desteği vermek
  • Yapıcı eleştiriler yapmak
  • Görüs alanını genişletmelerine yardımcı olmak
  • Hayata hazırlamak
  • Bağımsızlaşmalarına yardımcı olmak
  • Kötümserlik aşılamamak
  • Sorunlarını çözme yollarını öğretmek
  • Duygularını kontrol etmelerine yardımcı olmak
  • Karar vermelerine yardımcı olmak

Çocuklar sizin onlara sunduğunuz örnekler sayesinde kendilerine değer vermeyi öğrenirler. Kendinizi bağışlamak için gerekli özgüvene sahipseniz, onlar da kendilerini bağışlamayı öğreneceklerdir. Kendi görünümünüz ve davranışlarınız hakkında olumlu bir tavır benimser ve kendinizi olduğu gibi kabul ederseniz, çocuklarınız da aynı şekilde davranmayı öğreneceklerdir. Kendinizi korumak için belirli sınırlar koymanızı sağlayacak bir özgüvene sahip olduğunuz takdirde çocuklarınız da sizi bu konuda örnek alacaklardır.

Yörükoğlu’na göre etkileşim bozukluklarında benliğin algılanmasında da bozukluk meydana gelir. Güvensizlik, değersizlik ve suçluluk duyguları ile biçimlenen benlik kavramı, bireyin kendisine ve çevresine karsı güvensizlik duygusu geliştirmesine ve uyum yapma yeteneğinin zayıflamasına neden olur. Aile bireylerinin özellikle anne ve babanın çocukla olan ilişki biçimleri, çocuğun benliğinin olumlu veya olumsuz yönde gelişimini önemli ölçüde etkiler.

Anne babanın özgüven düzeyi, çocuklarının özgüven sorunlarına verdikleri tepkiyi büyük ölçüde belirleyen bir faktördür. Ebeveyn kendi değerinden ve yeteneklerinden kuşkuluysa, çocuklarından aşırı isteklerde bulunabilir; onları aşırı koruma, bazen de ihmal etme eğiliminde olabilir. Bu davranışlar, çocukların da özgüven sıkıntılarına sahip olmasıyla sonuçlanır.

Çocuğuna eğitimdeki performansı konusunda baskı yapan anne babaların farkında olmadan çocuğun özgüvenini zedeledikleri ve çocuğun daha fazla incinmemek için kaçınma veya telafiye sığınmasına yol açtıkları belirlenmiştir. Aşırı talepler ortaya koyan ebeveyn çocuğunu güvensizliğe ve tedirginliğe iter; ama aşırı korumacı ebeveyn
de çocukta aynı zayıflıkların ortaya çıkmasına neden olur.

Çoğu anne baba, çocuğunun gözle görünür bir beceriye sahip olduğu halde, öğrenmek için neden hiçbir çaba harcamadığını bir türlü anlayamaz. Aslında özgüveni yüksek olan çocuğun öğrenmeye karsı doğal bir merakı vardır ve kendisine yeni bir mücadele alanı sunulduğu zaman ilgi gösterir. Bu tip çocuk hem sosyal ortamlarda hem de eğitime yönelik çalışmalarda kendine güvenir. Oysa, özgüveni orta düzeyde veya zayıf olan çocuk öğrenme hevesini kaybetmiştir. Öğrenmek için çaba harcamak, geçmişte küçük düşmesine ve reddedilmesine yol açmış olan, başarısızlık ve yanlış yapma riskini göze almak demektir. Anne babanın veya öğretmenin hoşnutsuzluğuna razı olmak, başarısızlığın getireceği utanç ve cezadan daha güvenlidir. Başarının ve başarısızlığın kendisi, çocuğun motivasyonunu engellemez; ama anne babanın, öğretmenlerin ve diğer önemli yetişkinlerin başarıya veya başarısızlığa verdiği tepkilerin yıkıcı etkileri olabilir.

Çocuklarının, kendisine önem veren, kendine yeterli davranabilen, özgüvenli bir birey olarak yetismesinde, anne babanın davranıslarının büyük etkisi vardır. ç saygı, benlik kavramının degerlendirilmesine baglı olarak gelistigine göre, bu degerlendirmenin çıkıs noktası, anne babanın çocuklarına gösterdikleri sevgidir. Birçok yetiskin, anne babasının verdigi egitimi degerlendirirken, hep sevgi faktörünü birinci plana almıslardır. Heyecansal ve davranıssal sorunları olan pek çok genç birey, psikolojik danısmanlıkta çocukken sevilmediklerine inandıklarını, bu yüzden çok mutsuz olduklarını ifade etmislerdir. Su sözleri pek çogumuz duymusuzdur: “Annem babam beni gerçekten sever miydi bilmiyorum. Benim için her türlü fedakarlıgı yaptılar ama sanki bir görev duygusuyla yapıyorlardı. Bu kadar fedakarlık yerine, keske daha çok sevselerdi ya da sevgilerini daha iyi ifade etselerdi. ”Çocuklarını çok sevdikleri halde, sımartmamak veya davranıs ve sözle ifade etmeyi gereksiz buldukları için sevgilerini göstermemis pek çok anne baba, çocuklarının benlik saygılarının gelisimine farkında olmadan zarar vermişlerdir.

Okuyun!

Üstün Yetenekli Çocuklar Hangi Özelliklere Sahiptir?

Üstün yetenekli Çocuk Kimdir? Üstün yetenekten ne anlaşıldığı, farklı yer ve zamanlarda kullanılan yetenek tanımına, …

1 Yorum

  1. yazı için teşekkür ederim. çocuğumu özgüven sahibi biri olarak yetiştirmeyi çok istiyorum. belki de ben öyle olmadığım içindir. yazınız bana rehber oldu diyebilirim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir