Cumartesi , Aralık 15 2018
Ana Sayfa / Genel / Sporun İnsan Gelişimine Etkisi Nedir?

Sporun İnsan Gelişimine Etkisi Nedir?

İnsan organizması hareket için yaratılmıştır. Spor, genel eğitimin amaçlarına hareket aracılığı ile katkıda bulunur. Bu çerçeveden bakıldığında spor, bireyin fiziksel, psikomotor, zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişimine katkı amacına yönelik organize edilmiş bedensel etkinliklerin tümü olarak ele alınmaktadır (38). Spor bireylerin fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişiminde olumlu etkileri olan faaliyetler bütünü olarak kabul edilmektedir ki kişileri zihinsel, ruhsal, duygusal ve toplumsal yönleriyle bir bütün olarak yetiştirmek modern eğitimin temel ilkelerindendir.

Sporun Fiziksel Gelişimdeki Rolü

Çocukluk çağında spor, büyüme gelişmeden dayanıklılığa kadar sağlıklı olma adına birçok katkı sağlarken, erişkinlerde de özellikle kalp-damar hastalıklarından korunmada ve sindirim, solunum, boşaltım sistemlerinin düzenli çalışmasında etkili olmaktadır. Spor yapan bireylerin kas kuvveti, dayanıklılığı, gücü, esnekliği, denge ve koordinasyonu, sürati ve çevikliği, spor yapmayanlara göre daha fazla gelişmiştir ve vücut kompozisyonlarında yağsız vücut kitlesi fazla olup sağlıklı bir vücuda sahiptirler.

Psikomotor Gelişimdeki Rolü

İskelet sisteminin çok çeşitli hareketleri sırasında kas gruplarının koordine edilmesi ve istenilen hareketin hedeflere uygun bir şekilde yapılması merkezi sinir sitemi ve sinirsel hareketlere bağlıdır (39). Psikomotor gelişim, temelde kendini harekete ilişkin davranışlardaki değişiklikler yoluyla ortaya koyar. Psikomotor gelişim, genel olarak vücut kontrol ve koordinasyonu yani sinir-kas sisteminin 8

gelişimi demektir. Motor becerilerin gelişimi ayrıca bireyin zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişimi ile ilişkilidir. Bunlar birbirlerine bağımlı gelişmelerdir. Becerilerinin gelişimi bireyin tepki zamanı, hız, kuvvet dayanıklılık, koordinasyon, denge, esneklik, vücut yapısı, boy, ağırlık vb. özelliklerinin yanı sıra zihinsel ve duygusal özelliklerine de bağlıdır.

 

Zihinsel Gelişimdeki Rolü

 

Sinir sistemimiz ile bedenimiz arasında mükemmel bir denge vardır. Hareket ettiğimizde beynimize gönderilen uyarılar orada toplanır, organize edilir, sınıflanır ve karar verilir. Sportif faaliyetler, sinir sistemimiz ve bedenimiz üzerine alabileceği bilgiyi uygun bir biçimde depolamamızı sağlar. Eğitilmiş kişi düşünen kişidir. Spor ile bazı fiziksel beceriler kazanmaya başlayan kişilerin beyni ile kasları koordineli çalışmaya başlar ve bu durum düşünme-öğrenme kabiliyetlerini geliştirir. Spor ile bireyler kendilerinin güçlü ve zayıf yönlerini kavrayabilirler. Kazanılan becerilerin tümü otomatik değil, öğrenilen becerilerdir (40). Spor etkinlikleri aracılığıyla genel sağlıklı olma ilkelerini benimseyen sporcular dengeli ve yeterli beslenme, doğru sağlık alışkanlıkları kazanarak hastalıklardan korunma, düzenli uyku uyuma gibi bireyi ruhen ve bedenen sağlıklı kılacak bir yaşam şeklini benimserler. Bu yaşam şekli disiplinli yaşamayı, zamanı iyi kullanmayı sağlar ki bunun sonucunda sporcuların akademik başarılarının da yüksek olması beklenmektedir.

Duygusal ve Sosyal Gelişimdeki Rolü

Spor bireyin dinamik sosyal çevrelere katılımını sağlayan bir etkinlik olması özelliğinden dolayı kişinin sosyal gelişiminde önemli bir role sahiptir. Her spor etkinliği toplumsal bir deneyimdir ve duygular içerir. Bu tür etkinliklere katılan kişi, hareketler aracılığıyla duygularını ifade etme fırsatını yakalar. Saldırganlık, öfke, kıskançlık vb. kötü duyguları boşaltır ve bunların kontrol edilmesini öğrenir. Sportif faaliyetler bireysel görülse de özünde sosyal bir olgudur. Spor etkinliklerini katılma, bireyin benlik gelişimine de katkıda bulunur. Benlik ise bireyin ne olduğunu, ne olmak istediğini ve çevresini nasıl algıladığı konularındaki bilinçliliği olarak açıklanabilir. Birey, yeterliliklerini ve yetersizliklerini fark etmeye başlar. Ayrıca spor kişilere etkin olma, sorumluluk yükleme ve sonuçlarına katlanma fırsatları sağlar (41). Sportif etkinlikler esnasında birlikte çalışmayı öğrenen bireyler hem 9

bireysel hem de grup içerisinde uyumu yakalar ki bu durum sosyal yaşam ve akademik çalışmalarında kendilerine önemli katkılar sağlar. İyi bir sporcu başkalarıyla iş birliği yapmanın yanında iyi bir izleyici olma yeteneğini de kazanır. Kendisine ve başkalarına saygı, sevgi, güven duygularını geliştirebilirler. Spor insanlara sosyal sorumlulukla beraber liderlik özelliklerini de kazandırır.
Spor önemli birçok sosyal değerin oluşmasına ve sürekli hale gelmesine yardımcı olur. Bu değerler çok çalışmayı, fedakarlığı, hakkaniyeti, sadakati, sorumluluğu, güvenirliği, hoşgörüyü ve kendini disipline etmeyi kapsamaktadır. Spor bireylerin ve toplumun istikrarı için gerekli değerlerin ve davranışların oluşumuna katkı sağlar. Sosyalleşme sürecinin önemli bir sonucu rol öğrenmektir. Bireyler kendilerine uygun olan sosyal rolleri öğrenirler ve hemen hemen tüm insanlar çocukken oyun, spor ve diğer aktiviteler aracılığıyla sosyalleşir. Bu sportif faaliyetler iyi yurttaş, iyi arkadaş, sorumluluk sahibi birey, iyi öğrenci, liderlik vb. rolleri öğrenmede önemli hazırlayıcılık görevi yapar (42).

Sporun Kişilik Üzerine Etkileri

Kişilik bir fertte yapılanın, davranış tarzlarının, ilgi alanlarının, ruhi davranışlarının kabiliyetlerinin ve istidatların karakteristik bir bütünleşmesidir. Bir başka deyişle kişilik ‘ bireyin kendisine özgü olan, tek tek vasıfları toplayan ruhsal bir bütün olarak da tanımlanmaktadır (43) .
Spor yapmak yalnızca bedensel bir uğraş olmayıp aynı zamanda sosyalleşme ve topluma uyum süreci de içeren bir dizi kuralları olan disiplinli bir süreçtir. Sporda başarılı olmak kurallara uymakla mümkündür. Uyum sürecini başarıyla tamamlayan sporcu yeni özellikler kazanmakta ya da var olan niteliklerini geliştirmektedir.
Spor karakteri şekillendirir ve mücadele etmeyi öğretir. Takım sporları işbirliği yapmayı, bireysel sporlar disiplini geliştirir. Tehlikeli sporlar cesareti arttırır. Bazı spor dalları yüksek iletişim değerlerine sahiptir. Özellikle bedensel temasın olduğu spor dallarında bu daha belirgindir. Spor saldırganlık dürtülerinin doğal yolla ve sosyal kurallara uyarak boşaltmayı öğretir.
Bütün bu olumlu yönlerine rağmen son yıllarda sporun bir propaganda ve gelir kaynağı olarak görülmesiyle, sporcuların şampiyonluğa koşullandırılmasıyla yarışmaların niteliği değişmiş ve bunun doğal sonucu olarak aşırı bedensel ve psikolojik zorlanmalar; bedensel sakatlıklardan intihara kadar varan psikolojik bozukluklara sebep olabilmektedir. Yüksek performans ve her ne olursa olsun kazanmaya koşullanan gencin sosyalleşme sürecini de bozarak sosyal uyumunu güçleştirmektedir (44-46). Spor yapanlarla yapmayanların kişilik özellikleri bakımından karşılaştırıldığı çalışmalarda, spor yapanların yapmayanlara göre daha çalışkan, enerjik, ilişki kurmaya sürekli hazır, sebatlı, zor koşullara uyma becerilerinin yüksek, dışa dönük ve duygusal olarak daha dengeli oldukları sonucuna varılmıştır (43,47).
Sonuç olarak sporun insanlar üzerinde fiziksel, psikososyal ve kişilik gelişimi üzerine olumlu etkilerinin baskın olduğu görülmektedir. Çocukların ve gençlerin kişilik gelişiminde sporun eğitici fonksiyonu kullanılarak fiziksel, duygusal ve sosyal yönden daha sağlıklı bir toplum yaratılabilecektir. Sporla uğraşan çocuklar kazanmayı ve kaybetmeyi, kurallara uymayı ve disiplinli yaşamayı öğrenerek yaşamları boyunca daha mutlu ve başarılı olmayı başarabileceklerdir. Ayrıca iletişim becerilerini geliştirerek spor sayesinde birçok farklı kültürden ve düşünceden insanlarla birlikte yaşama yeteneği kazanacak, kendisini daha iyi ifade etmeyi öğrenecektir. Sporun kazandırdığı bütün bu olumlu davranışlar hiç şüphesiz sporcu çocukların hayat ve akademik başarılarına da olumlu katkı sağlayacaktır.

Sporun Okul Başarısına Etkileri

Günümüzde spor sadece insanların fiziki ve psikososyal açıdan güçlendirilmeleri için sürdürülen bir faaliyetler bütünü olmaktan daha ileri gitmiştir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda spor ve fiziksel aktivitelerin okul çağı çocuklarında akademik başarıyı arttırdığına dikkat çekilmektedir. Spor özünde sistem, disiplin, hedef ve başarı kombinasyonudur. Spor yapan çocuk, disiplini hayatına uygulamaya, hedef koymaya ve başarmaya odaklanır. Çocukların okul başarısı ile ilgili endişe duyan veya sistemli çalışma ve disiplinle ilgili desteğin faydalı olacağı düşünülen çocuklara uzmanların da ilk önerisi spor eğitimidir. Enerjisini boşaltan, sosyal bir gruba ait olan çocuğun mutluluğu, çevresinin desteği ve kazandığı başarı onu motive eder. Sağlığı, direnci, görüntüsü ve becerileri arkadaşları içinde de bireye saygı kazandırır. Spor yapan çocuklar onaylanır, destek görür ve sevilir. Tüm bu pozitif katkılar çocuğun ders başarısını da olumlu yönde 11

etkiler. Ergenlik döneminde kötü alışkanlıklardan korumak, enerjisini doğru kullanmasını sağlamak, sosyal gelişimi ve özgüven duygusunun artması için çocukların özellikle takım sporlarına yönlendirilmesi önerilmektedir. Spor yapan çocukların, artan dayanıklılıkları ve efor kapasitelerinin yüksek olması nedeniyleartan ders yükünü kaldırması daha kolay olmaktadır.Ayrıca paylaşımı öğrenen sporcu öğrencilerin, arkadaşları ile ödevlerini tartışması, çözümleri paylaşması, olumlu davranışları arttığından öğretmenleri tarafından desteklenmesi de onların akademik başarılarını artırmaktadır. Sporcu öğrenciler, hayatlarındaki başarı hedeflerine koşarken, sportif hedefleri ile ders başarısını paralel tutacağından ivme de paralel yükselecektir. Ayrıca düzenli uyuyan, dengeli beslenen çocuk ve adolesanın direnci daha yüksek olacağından, daha az hastalanacağından okula devamı, derslere olan dikkati artacak, bu da başarıyı getirecektir (48). Ortaokul çocuklarında yapılan bir çalışmada aerobik kapasite ve kas dayanıklılığının akademik başarı ile pozitif korelasyon gösterdiği bulunmuştur (12). Sporcu öğrenciler, diğerlerine göre daha disiplinli bir hayat yaşamak zorundadırlar. Bu disiplinli hayatın getirdiği doğru ve düzenli beslenme alışkanlığı, yeterli uyuma alışkanlıklarının hem genel sağlıklarına hem de akademik başarılarına katkı sunacağı tartışılmaz bir gerçektir.
Modern dünyada hızla gelişen teknoloji, insan gücüne duyulan gereksinimin azalması ve bunun sonucu olarak insanın doğal yapısına uymayan sedanter ve yalnız bir yaşama itilmesi, sosyal çevreden gelen baskılar ve stres insanları psikolojik açıdan olumsuz etkilemektedir. Spor ise kişileri psikolojik ve sosyal olarak geliştirmekte, ruhsal olarak sağlamlaştırmakta ve özgüveni arttırmaktadır. Sporla kazanılan bu olumlu tutumların çocuk ve adolesanlarda akademik başarıyı olumlu etkilediği vurgulanmaktadır. Hashim HA ve arkadaşlarının yaptığı bir araştırmada düzenli egzersiz yapma alışkanlığı olan 13-14 yaşındaki 750 öğrencinin okul başarıları sınav sonuçlarıyla değerlendirilmiştir. Bu çalışmada düzenli egzersiz alışkanlığının stres, anksiyete ve depresyonu azalttığı ve bunun da öğrencinin akademik performansına olumlu etki yaptığına dikkat çekilmiştir. (49).
2008 yılında ABD’de obezitenin alarmı ile çocuk ve adolesanlar için fiziksel aktivite rehberleri yayınlanmış ve özellikle pediatrik popülasyonlarda uygulanması yaygınlaştırılmış ve günlük aktivitelerin bir parçası haline getirilmiştir. Bu 12

programdan sonra yeterli egzersiz yapan adolesanlarda vücut kompozisyonlarında düzelme ve kardiyovasküler risklerde azalmanın yanı sıra kas ve kemik sağlığında düzelme, psikolojik iyileşme, biliş ve okul performansında artış görülmüştür (50). 1990’dan 2010 yılına kadar PubMed, PsycINFO, Cochrane Central ve Sportdiscus’dan toplanılan kalite skorları yüksek olan 10 gözlemsel, 4 müdahale araştırmalarının derlendiği ve analiz edildiği bir çalışmada çocukluk çağı ve adolesanlarda fiziksel aktivite ile akademik performans arasında pozitif korelasyon olduğu bildirilmektedir (51). Fiziksel aktivite ve sporun akademik başarıya olan etkileri yalnızca fiziksel ve psikososyal iyileşmeyle izah edilmemekte beyin fonksiyonlarındaki değişimlerle de açıklanmaya çalışılmaktadır. Son zamanlarda yapılan çeşitli çalışmalar, artan fiziksel aktivitenin beynin hafıza ve bilişsel fonksiyonlarında iyileşmeye neden olduğunu göstermiştir (52,53). Bunu sağlayan mekanizmalar tam olarak anlaşılamamış olmakla beraber üç hipotezle açıklanmaya çalışılmaktadır. Birinci hipoteze göre; fiziksel aktivite beyindeki oksijen saturasyonunu ve anjiogenezisi artırarak beynin işlevsel bölgelerinin daha verimli çalışmasını sağlamaktadır (54,55). İkinci hipoteze göre; fiziksel aktivite seratonin ve norepinefrin gibi nörotransmitterlerin aktivitesini arttırır ve bu yolla bilgilenmesüreci artar (56,57). Üçüncü hipoteze göre fiziksel aktivite,brain-derived nörotropic factor, insülin-like growth factor-1 ve fibroblast growth factor gibi bazı nörotansmitterleri upregüle eder. Bu nörotropinler gelişmekte olan bir beyinde nöronalyaşama vedifferansiyonuna destek olur (58). Bu bilgilerden yola çıkarak Koreli adolesanlarda yapılan çok geniş kapsamlı epidemiyolojik bir çalışmada (n=75.066) haftada 3 ve üzerinde fiziksel aktivite yapan sınıflardaki okul başarısının anlamlı yüksek olduğu gözlenmiştir (59).
Fiziksel aktivite ve aerobik fitnessın 7-10 yaş aralığındaki ilkokul çocuklarında bilişselfonksiyonları üzerine olan etkilerini değerlendiren çalışmalarla yapılan bir derlemede; özellikle fiziksel aktivitenin ve yüksek seviyedeki aerobik fitnessın çocuklarda beyin yapısı fonksiyonları, bilişsel durum ve okul başarısı üzerine faydalı etkileri bulunmuştur. Beden sağlığı daha iyi olan fit çocuklarda bazal ganglia ve hipokampuste düşük fit olanlara göre beyin volümünün daha geniş olduğu gösterilmiştir. Bazal ganglia ve hipokampus özellikle kognitif kontrol ve hafızada görevlidir. Randomize kontrollü çalışmalarda fiziksel aktivite yapan çocuklarda, 13

kontrol gruplarına göre bilişsel fonksiyonların daha gelişmiş olduğu da vurgulanmaktadır. Tüm bu bulgulardan yola çıkıldığında çocuklardaki gelişmekte olan beynin esnek olduğu ve yaşam tarzına duyarlı olduğuna dikkat çekilmektedir. Bu derlemenin özellikle üzerinde vurgu yaptığı mesaj; çocuk ve gençlerin sedanter bir hayat süren beyin ve bilişsel sağlıkları için oldukça faydalı olan fiziksel aktivite alışkanlığının kazanılması olduğudur (14).
Çalışmalarda genellikle sporun ve fiziksel aktivitenin akademik performansı olumlu etkilediği bildirilirken az sayıdaki çalışmalarda ise olumsuz etkilerine dikkat çekilmektedir. Olumsuz etkiler genelde yarışmalara hazırlanan, ağır zorlayıcı sporcularda görülmektedir. Hafif ve orta düzeyde yapılan fiziksel aktivite zihinsel performansüzerine olumlu etki yaparken, ağır zorlayıcı aktivitelerin ise zihinsel performansı düşürdüğü ileri sürülmektedir ve ağır egzersizden sonra oluşacak yorgunluğun bu durumu yarattığı bildirilmektedir. Ağır egzersizlerden sonra belli bir dinlenme süresi geçirmeden sınavlara, önemli akademik faaliyetlere katılınmaması tavsiye edilmektedir. 2014 yılında Fransa’da yapılan bir çalışmada elit sporcularla uyku ve akademik performans değerlendirilmiş ve adolesanyaş grubundaki elit sporcuların %41’inin düşük kalitede uyuduğu; bu durumun da akademik performanslarını olumsuz yönde etkilediği bildirilmiştir (60).Bir başka çalışmada üniversitedeki sporcuların alkol tüketimlerinin fazla olduğu, bu durumun sporcuların gerek spor, gerekse akademik başarılarını olumsuz yönde etkilediğine dikkat çekilmiştir(61). Bu olumsuz etki ile ilgili adolesan dönem için yapılan bir çalışma bulunmamaktadır. Çocuk ve adolesanlarda sporun akademik başarıyı olumsuz etkilemesinin bir diğer sebebi ise gençlerin ünlü olmak istemeleri, ünlü sporculara özenmeleri ve okullarını ihmal etmeleri olabileceği öngörülmektedir. 14

Okuyun!

Disleksi Nedir? Tedavisi Nasıl Olur?

Disleksi Nedir? Disleksi, Dünya Sağlık Organizasyonu (1993) tarafından, yeterli zeka, sosyo-kültürel fırsat, güdü veya duyusal kapasiteyle …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir